« Önceki |

4/7/2007

CHP yolsuzluklarla vuracak

.CHP, seçime 15 gün kala en büyük rakibi olan iktidar partisi AKP’yi "yolsuzluk dosyaları" ile vuracak. Başta, ’Yasin El Kadı Dosyası’ olmak üzere, AKP’nin birçok yolsuzluğunu ortaya çıkaran ve ülke gündemine sokan CHP, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun hazırladığı kitapçık, CHP Genel Merkezi tarafından 2 milyon bastırılarak adaylar ve teşkilat aracılığıyla bütün Türkiye’ye dağıtılacak.

Başta, ’Yasin El Kadı Dosyası’ olmak üzere, AKP’nin birçok yolsuzluğunu ortaya çıkaran ve ülke gündemine sokan CHP, İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu’nun hazırladığı kitapçık, CHP Genel Merkezi tarafından 2 milyon bastırılarak adaylar ve teşkilat aracılığıyla bütün Türkiye’ye dağıtılacak.

Henüz basım aşamasındaki kitapçığı Hürriyet’e anlatan Kılıçdaroğlu, "Ülke soyulurken, vatandaş yoksullaşıyor, AKP ve yandaşları kazanıyor" dedi. Seçime 15 gün kaladan itibaren seçmene ulaştırılacak kitapçık, Başbakan Tayyip Erdoğan’ın "zenginleşmesi" ile başlıyor. Kitapçıkta, "Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday olduğu gün açıkladığı serveti şöyle: Kasımpaşa’da bir daire, Maltepe’de bir kooperatif hissesi. Bolluca’da (Gaziosmanpaşa) 346 metrekare arsa, Burak Gıda ve Ticaret Şirketi’nde yüzde 10 hisse.

Bu beyandan 7 yıl sonra Rahmi Koç’un, "Tayyip Bey 1 milyar dolar para biriktirmiş" açıklaması anımsatılan kitapçıkta, 6 Şubat 2007’de ise Başbakan’ın 26 yaşındaki oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın 2 milyon 325 bin dolara bir kuru yük gemisi aldığı, diğer oğlu Bilal Erdoğan’ın ABD’de 261 bin dolarlık daire sahibi olduğu vurgulanıyor.

KENDİ SÖZLERİ

Ayrıca, Başbakan oğlu bu iki kardeşin, Çamlıca Kısıklı’da tapu kayıtlarına göre 1 trilyon liralık villanın sahibi oldukları anımsatılarak, "Başbakan Erdoğan, aynı yerde ve içi 450 metrekare olan villanın bir benzerini kendisi için satın aldı" deniliyor. Erdoğan’ın, "Ben ticaret yapmasam, oradan para kazanmasam, bu maaşla (ayda 9 milyar liralık Başbakanlık aylığı ile) geçinemem. (03.03.2004)" sözü anımsatılarak, "Peki, ’fakir fukara, garip gureba’ nasıl geçinecek?" diye soruluyor.

TEMİZ YÖNETİM ŞART

Türkiye’nin içinde bulunduğu bunalımdan çıkabilmesi için, "temiz bir yönetim"in şart olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kitapçıkta yer alan bazı çarpıcı seçme yolsuzluk başlıklarını sıraladı: 9 Milyara Geçinemeyen Başbakan", "Naylon Fatura Düzenlemekten Sanık Bir Maliye Bakanı", "13 Günde 219 Yol İhalesi", "Yeşil Kartlı AKP’li Müteahhit", "Hortumcular VİP Salonu Kullanmaya Devam Ediyor",Hortumcu Helikopteriyle Hortumcu Köşküne Giden Bir Başbakan", "İhalesiz 2 Milyon Dolarlık İş Alan AKP’li", "Hortumcudan Pahalıya Al Yandaşına Ucuza Sat".


4/7/2007

MHP'den seçmeli Kuran dersi

.MHP, iktidara gelmesi durumunda, din eğitiminin okullarda devlet eliyle verilmesinin sağlanacağını açıkladı. Buna göre, Kuran kurslarında okutulan derslerin seçmeli olarak okutulacak.

İktidara gelmeleri durumunda eğitim konusuna ağırlık verileceğini açıklayan MHP, eğitimin tüm kademelerinde sınıf mevcutlarının otuz öğrencinin altına indirileceğini ve zorunlu şartların dışında ikili eğitim uygulamasına son verileceğini kaydetti.

“DERSHANELERİN ÖZEL OKULLARA DÖNÜŞMESİ TEŞVİK EDİLECEK”

MHP’nin eğitime yönelik seçim vaadleri şöyle:

-Dershanelerin özel okullara dönüşmesi teşvik edilecek,

-İlköğretim 6’ncı sınıftan itibaren ‘Kuran-ı Kerimi Okuma ve Anlama’, ‘İlmihal Bilgileri’ ve ‘Peygamberin Hayatı’ gibi dersler seçmeli olarak okutulacak. Böylece milli birlik ve bütünlüğün yanısıra vatandaş ve devlet arasında yakınlaşma ile ön yargıların giderilmesi de sağlanacak.

-Türklüğün ve İslam’ın değerlerini yaşayan ve yaşatan önder şahsiyetlerin (Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bayram Veli ve Yunus Emre gibi) hayatı ve felsefeleri, okullarda seçmeli ders olarak okutulacak.

-Üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrenciler özel imkanlara kavuşturulacak.

-Zorunlu temel eğitim süresi 12 yıla çıkacak.

4/7/2007

Saadet penceresi

.Şanlıurfa’da önceki gün partisinin mitinginde konuşan Saadet Partisi Genel Başkanı Recai Kutan, Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya gidişinde Siverek’te partisinin il başkanlığına uğradı. Dışarıda toplanan kalabalığı fark eden Kutan, dayanamayarak pencereye çıktı ve vatandaşlara hitap etti.

Kutan, TBMM’ye girdiklerinde 1926’da il olan Siverek’in il olması için çalışacaklarını söyleyerek, "Hakkınızı vereceğimize söz veriyoruz" dedi.

Kutan, Şanlıurfa’da Topçu Meydanı’nda düzenlenen mitingte ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) adı altında Türkiye’nin sınırlarını değiştirmeye çalıştığını savunarak, şöyle konuştu: "Maalesef, bu projesinin başkanı Bush, eşbaşkanı ise Tayyip Erdoğan’dır. Herkes, ’İktidar olursanız, ABD’yi yok mu sayacaksınız?’ diye bize soruyor. Herkes korkup çekinse de, biz ABD’yi yok sayacağız. Neymiş ABD’nin ordusu güçlüymüş. Bugün ABD’nin Ortadoğu’ya nereden açıldığını herkes biliyor. Birisi İncirlik Üssü, diğeri İskenderun Limanı. İktidar olduğumuzda bunları kapatıp, ABD’yi dize getirip Ortadoğu’yu huzura kavuşturacağız."

Kadınlar önde

KUTAN’ın mitingini yaklaşık 1500 kişi izledi. Mitingde türbanlı, başlarına kırmız SP bantları takmış kadınlar dikkat çekti. Büyük bir coşkuyla Kutan’ı dinleyen ve SP flamaları sallayan kadınlar ve yanlarındaki küçük kızlar daha sonra platforma çıkarak, Kutan’ın elini öptü.

4/7/2007

Seçim yasağını YouTube delecek

.Yüksek Seçim Kurulu’nun siyasi partilerin radyo ve televizyonlarda ancak 15-21 Temmuz’da propaganda içerikli konuşmalarıyla görüntülerine yer verebileceği yönünde kararı Türk siyasi tarihinde bir ilke yol açtı.

Video paylaşım sitesi YouTube’u propaganda amaçlı kullanmaya başlayan siyasiler kliplerini yüklemeye başladılar. YouTube’a propaganda amacıyla yüklenen ve sadece seçime girecek partiler, milletvekili adayları ile liderlerinin isimlerinden yola çıkılarak ulaşılan video sayısı 10 bine yaklaştı. Daha çok parti liderlerinin meydanlardaki konuşmaları, özel hazırlanmış klipler, seçim şarkıları, vaatler ile rakipleri ve liderlerini eleştiren görüntülerin yer aldığı bu görüntüleri bilgisayar ekranlarından izleyenlerin sayısı milyonlara, yorumlayanların sayısı yüz binlere ulaştı.

CHP İLK SIRADA

YouTube’u propaganda amacıyla kullanan partilerin başında CHP geldi. Sitede, 3 Mayıs’tan sonra CHP’lilerce eklenmiş 4 bine yakın video bulunması dikkat çekti. CHP’yi 3 bine yakın videoyla iktidar partisi AKP takip etti. Ancak bu videoların çoğunun propagandadan çok, anti propaganda içerdiği gözlendi. Sitedeki arama motoruna ’Ak Parti’ yazıldığında iktidar partisi yanlısı bine yakın, ’AKP’ yazıldığında ise hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ı eleştiren 2 bin kadar videoya ulaşıldı. 1000 kadar videoyla MHP ile Saadet Partisi siteyi propaganda amacıyla kullanan partilerden ikisi olarak göze çarptı. İşçi Partisi 600, Genç Parti 400, Demokrat Parti 300 kadar görüntüyle rakiplerini izledi.

2/7/2007

'Millet, sırtındaki kamburu atacak'

.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Trabzon'da düzenlediği mitingde meydanı dolduran yaklaşık 15 bin kişiye seslendi. Konuşmasına "Kahraman insanların diyarı" diyerek başlayan Bahçeli, "4.5 yıllık hasret sona eriyor. 22 gün sonra Türkiye huzura kavuşacak. Türkiye sırtındaki kamburu atacak. Milliyetçi hareketin iktidarı gerçekleşecek" dedi. Bahçeli, konuşmasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklenerek "Gençlerimiz işsiz, başıboş, annelerimiz çaresiz. Bu ülkede 84 yılda iktidara gelen bütün siyasi partilerin hizmetlerini hiçe sayıyor. 14 Mart 2003'ten önce Türkiye yok muydu! Sen kimsin ki geçmişi reddediyorsun" dedi. MHP lideri, Başbakan Erdoğan'ın milliyetçi olamayınca çareyi saldırmakta bulduğunu savunarak, "Boşuna zahmet etme, sen milliyetçi olamazsın, çünkü sen millete inanmıyorsun. Senin anlayışına göre millet kabiledir. Türklüğü de ırk sanıyorsun. Utanmana gerek yok. Çık açıkça söyle. 'Ben Türk milliyetçisiyim' de. Millet diyorsun" diye konuştu.

2/7/2007

Gül'den Baykal'a yalanlama

.
PİKNİKTE PROPAGANDA Başbakan Erdoğan ve TBMM Başkanı Arınç ile miting için geldiği Kayseri’de dün seçim çalışması yapan Bakan Gül, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki, Kayseri Milletvekili Taner Yıldız ve bazı belediye başkanları ile birlikte mesire alanında piknik yapan vatandaşlarla sohbet etti, onlarla hatıra fotoğrafı çektirdi.
 
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, CHP lideri Baykal'ın Kuzey Irak'a tek taraflı müdahalede bulunmamak sözü karşılığında ABD ile 1 milyar dolarlık gizli anlaşma yapıldığı iddiasına, ''Bu yalan, aslı yok'' dedi. Kayseri'de gazetecilerin sorusu üzerine Gül, şöyle konuştu: "Bu tür şeyler sayın Baykal'a yakışmaz. Böyle bir anlaşma yoktur. Kendisinin ifade etmek istediği de şudur. Irak savaşında birçok ülke zararlı çıkmıştır. Bunu karşılamak için ABD birçok ülkeye yaptığı gibi Türkiye'ye de bir nevi tazminat gibi kabul edebileceğimiz maddi yardımda bulunmak istedi. Ancak bunu verirken ABD senatosu bir karar almış. 'Eğer Irak'a Türkiye herhangi bir müdahalede bulunursa yapılan yardımlar orada kesilir' diye. Biz bunun istismar konusu olabileceğini düşündüğümüz için vazgeçtik. O para da alınmamıştır. Söylenenler tamamen yalandır. İftiralardır, yalanlardır. Çok üzücüdür.''

BAHÇELİ'YE İP YANITI
Kuzey Irak'a sınır ötesi operasyon konusunda "Her şey ihtimal dahilindedir'' diyen Gül, Erzurum mitinginde Erdoğan'a "Öcalan'ı sen niye asmadın" diye sorup, "Al sana ip" diyerek idam ipini fırlatan Bahçeli'ye de şu yanıtı verdi: "2002'nin sonunda ben bakan mıydım? Abdullatif Şener bakan mıydı? Neydik ki biz önlüyoruz. Erzurum'da ip fırlatıyorlar. İmralı'da kararı verildiğinde Türkiye'de ip yok muydu?"

2/7/2007

'Bahçeli yalancı pehlivan gibi'

.
AK Parti ile MHP arasındaki "Apo gerginliği" büyüyor. Bahçeli'nin "İp gönderiyorum al idam et" sözlerini Mersin mitinginde eleştiren Erdoğan; "Aktörlük yönü var. İp gönderiyor. Yasaların değiştiğinden haberi yok, iktidarken niye halletmedin?" dedi..
Başbakan ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi eleştirerek, "Erzurum'da gayet de aktörlük yönü var, elinde iple dolaşıyor, bana ip gönderiyor, 'al da idam et' diyor. Bu kadar mahirdin de sana teslim ettikleri zaman iktidardaydın, bu işi halletseydin'' dedi.

'İSTİSMAR EDİYORLAR'
Erdoğan, partisince Mersin Metropol Meydanı'nda düzenlenen mitingde vatandaşlara seslendi. 22 Temmuz'un çok önemli olduğunu anlatan Erdoğan, şehit cenazelerinde yaşanan olaylara değindiği konuşmasında, MHP'yi eleştirerek, "onlar özellikle bizim ulvi değerlerimizi ayaklar altına aldılar, peygamberlik makamından sonra en yüksek makam olan şehitlik makamını bile siyasi istismar aracı yaptılar'' dedi.

İP POLEMİĞİ SÜRÜYOR
Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "AK Parti, bir şehidimizin kanını 550 milletvekiline değişmez, bunu böyle bilin. Şimdi çıkmış, bakıyorsunuz yalancı pehlivanlar gibi. Erzurum'da gayet de aktörlük yönü var, elinde iple dolaşıyor. Bana ip gönderiyor, 'al da idam et' diyor. Bu kadar mahirdin de sana teslim ettikleri zaman yasalar, kanun, yargı ne ise yargı kararını verdiği zaman iktidardaydın ip yoksa millet sana ip gönderirdi. Bu işi halletseydin ya niye etmedin. Şu anda bir hukuk devletinde yaşıyoruz. Artık idamların, ağırlaştırılmış müebbet hapse dönüştürüldüğü bir dönemi yaşıyoruz. Böyle bir dönemde ip atmak, kanunlara ne kadar uzak olduğunun da bir gereğidir. Bunlardan da haberi yok. Ne gelişiyor, ne bitiyor haberi yok.'' DSP'lilere de seslenen Erdoğan, "Sakın CHP'nin stepnesi olmayın" diye konuştu. Erdoğan 28. durağı Adana'da ise 30 bin kişiye seslendi. Kendisine "baba" diye hitap edilmesi üzerine Erdoğan, "Ben kimsenin babası değilim. Milletin hizmetkârıyım. Bunlar iskele babaları. Allah bir daha bu babaları Türkiye'nin başına musallat etmesin" dedi.

27/6/2007

'Cumhurbaşkanlığı siyasi hedef olamaz'

.
Rize'den bağımsız milletvekili adayı olan eski başbakanlardan Mesut Yılmaz, seçim çalışmalarını sürdürüyor. Toptancılar hali ve sanayi sitesinde esnafı ziyaret eden Yılmaz, merkez sağda birleşmenin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Merkez sağın seçimlere iktidarı hedefleyen bir parti olarak katılması gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Önemli siyasi hedefimiz, Türk seçmenine yeniden iktidar alternatifi olacak bir merkez alternatifi sunmaktır. Ben eğer Meclis'e gidersem önümüzdeki dönemde bu birleşme sürecine katkıda bulunmak için her türlü çabayı harcayacağım.'' Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı'na aday olacağı yönünde söylentiler olduğunun belirtilmesi üzerine de şunları kaydetti: "Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı hiç kimse için siyasi bir hedef olamaz. Ancak siyasi partilerin uzlaşması ile cumhurbaşkanı seçilebilir."
<****** language=********** src="http://img.sabah.com.tr/inc2/js/yorum.js?v=20070420" type=text/**********> <****** language=********** src="/2007/06/27/jsh/7F2E50D6C3FA499F9E40685389E793FB.js" type=text/**********>

27/6/2007

Milli mücadele seçimi

.
Çeşitli açılışlar ve temel atma törenleri için dün İzmir'e gelen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Adnan Menderes Havalimanı'nda partililer tarafından karşılandı. Burada gazetecilerin sorularını yanıtlayan Baykal, İzmir'in seçimlere giden dönemde kimliğini ve siyasi anlayışını net bir şekilde ortaya koyduğunu söyledi. Seçim kampanyasının da iyi gittiğini söyleyen Baykal, "Bu seçimlerle Türkiye'de yeni bir dönemin açılacağını umut ediyorum. Yeni bir dönem başlayacak ve biz bu yeni dönemde Türkiye'de İzmir anlayışının iktidar olmasını istiyoruz" dedi. Daha sonra Karşıyaka Belediyesi'nin yeni hizmet binasının açılışına katılan Baykal, aşırı sıcağa rağmen binlerce kişi tarafından karşılandı. "Başbakan Baykal" sloganları altında kürsüye çıkan Deniz Baykal şöyle konuştu: "İzmir, Türkiye'nin ulusal bağımsızlık duygusudur. Çünkü İzmir, Cumhuriyet bilincinin en yüksek olduğu yerdir. Çünkü İzmir, Atatürkçü düşüncenin merkezinde yer alan kenttir. İzmir'i iktidar yapmak demek, tam Cumhuriyet düşüncesini kimselere çiğnetmemek demektir. İzmir'i iktidar yapmak demek; Mustafa Kemal Atatürk'ü iktidar yapmak demektir."

"GÜVENİYORUM"
Konuşmasından önce sahne alan Edip Akbayram'ın seslendirdiği "Güzel günler göreceğiz çocuklar" şarkısına da atıfta bulunan Baykal, bu ülkenin güzel günler görmeye her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğunu vurguladı. Seçimleri Milli Mücadele'ye benzeten Baykal, "22 Temmuz seçimleri, insanımızın emeğine, kadınlarımızın eşitlik haklarına, gençlerimizin daha iyi yaşam özlemine kavuşacağı günlerin başlangıcı olacaktır. Bu seçim, Türkiye'nin kader seçimidir. Milli mücadele bu. Bunu kaybetmeyi hiçbirimiz göze alamayız. , İzmir'e güveniyorum" diye konuştu. Baykal daha sonra metroyu, Ege Üniversitesi Hastanesi'nden Bornova merkeze ulaştıracak hattın Bornova Cumhuriyet Meydanı'ndaki temel atma törenine katıldı. İsmet İnönü Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıda ise "Türkiye bu seçimlerde kendi tarihiyle hesaplaşacaktır" dedi.

27/6/2007

Kürt siyasetçileri Meclis'e çağırdı

.
Başbakan Tayyip Erdoğan, Kürt kökenli vatandaşların temsilcisinin PKK olamayacağını vurguladı ve "Derdiniz özgürlükse bunu gelir demokratik parlamenter sistem içinde Meclis'te yaparsınız" dedi. Erdoğan, AK Parti'nin Niğde mitinginde ilginç çıkışlar yaptı. Yoğun sevgi gösterileri altında kürsüye çıkan ve kalabalığa çiçek atan Erdoğan, konuşmasında öncelikle ekonomik gelişmelere değindi ve vatandaşların "kurşun gibi ağır'' günleri unutmadığını söyledi. Muhalefetin "AK Parti IMF'ci" suçlamasını hatırlatarak DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinin IMF'ye önemli ölçüde borçlandığını ifade eden Erdoğan, "Bu üçlü IMF'den çok ciddi borçlar isterken, 'Eğer, bu borcu bize verirseniz, size minnettar kalırız' demişler. Bunların da belgesi bende var" dedi. Erdoğan, muhalefetin "AK Parti 1 veriyorsa, biz 2 veriyoruz" dediğini belirterek "Bu filmi daha önce seyretmedik mi? Çünkü bu film intihar komandolarının filmi. Türkiye'nin intihar edecek durumu da yok" dedi.

DERDİNİZ ÖZGÜRLÜKSE...
Erdoğan en dikkat çekici sözleri, teröre karşı verilen mücadeleyi anlatırken sarf etti. 1984'ten bu yana terörle mücadele edildiğini vurgulayan Erdoğan, şöyle dedi: "Dünyada birçok ülke terörün sıkıntısını yaşıyor. Bu bizim de sıkıntımız. Buna karşı biz de mücadelemizi sonuna kadar vereceğiz. Bunda kararlıyız. Ülkemizin huzurunu bozmaya kimsenin hak ve salahiyeti yok. Derdiniz özgürlükse bunu gelir demokratik parlamenter sistem içinde Meclis'te yaparsınız. Şunu da açık söylüyorum, benim Kürt kökenli vatandaşlarımın temsilcisi, PKK terör örgütü olamaz, kesinlikle olamaz, asla. Bu bir istismardır. Biz ülkemizde vatandaşlarımız arasında bir ayrımcılığı asla kabul edemeyiz.'' Erdoğan, Niğde'nin ardından Aksaray'da düzenlenen mitingde CHP'ye ve MHP'ye yüklendi. "CHP'yi değirmen, MHP'yi de değirmenci" olarak nitelendiren Erdoğan, "CHP değirmenine MHP su taşımaya çalışıyor"dedi. MHP-DSP-ANAP koalisyonunu eleştiren Erdoğan, "IMF'ye bize şu borcu verirseniz minnettar kalırız diyorlar. Bunların yazdığı mektuplar dosyamda var. Kusura bakmayın ama şimdi onların pisliklerini temizliyoruz" dedi.